EVDE FİZİK TEDAVİ

İL BAZINDA FİZYOTERAPİSTLER

ARADIĞINIZ FİYZOTERAPİSTE ÜSTTEKİ FİLTRELEME MODÜLÜNÜ KULLANARAK VEYA HARİTA ÜZERİNDEN BULUNDUĞUNUZ ŞEHRİ TIKLAYARAK ULAŞABİLİRSİNİZ


Bu site, fizyoterapiste ihtiyacı olan hasta, hasta yakını, doktor veya kurumların, üniversitelerin fizik tedavi ve rehabilitasyon bölümlerinden mezun olmuş fizyoterapistlere ulaşmalarını sağlamak amacıyla kurulmuştur. Bu sayede hastalar akademik eğitim almış, tecrübeli ve güvenilir kişiler tarafından tedavi edilecek, tedavi verimi artırılacak, oluşabilecek hata ve komplikasyonlar en aza indirilecektir.Hasta, hasta yakını, doktor veya kurum, hastanın tedavi olacağı yer, fizyoterapistin uzmanlık alanı ve seans ücreti gibi filtreleme seçeneklerini kullanarak kendilerine en uygun fizyoterapiste kolaylıkla ulaşabilecek, gerek telefon, gerekse mail yoluyla iletişim kurabileceklerdir
Hepimizin bildiği gibi hastalıklar ne kadar erken saptanır ve tedavi edilirse, elde edilen sonuç da o kadar başarılı ve hızlı olur. Geç kalınmış durumlarda, fizik tedavi verimi düşer ve hareketsizliğe bağlı bazı komplikasyonlar gelişir. Yani ana probleme ilave başka problemler oluşur. Bunlardan bazıları şunlardır; Felçli bir hastayı ele alalım. Yataklı hastanelerde yer bulamamış ve ulaşım problemlerinden ayaktan fizik tedavi merkezlerine gidememiş bir hastanın, zamana bağlı kaslarında zayıflamalar, eklemlerinde kısıtlılıklar başta olmak üzere, yatak yaraları ve kardiyovaskuler problemler gibi birçok ilave olumsuzluklar ortaya çıkacaktır. Bu durum zaten tedavisi zor bir hastalık olan felç hastalığını bir kat daha zorlaştıracaktır. Protez ameliyatı veya kırık sonrası ameliyat olan bir hastada da, fizik tedavi görülmeden geçirilen zaman malesef yine hastanın aleyhine işleyecektir. Bu hastalarda özellikle kontraktür denilen ileri derece kireçlenmeye bağlı, eklem hareketlerinde ciddi kayıplar oluşacak, ameliyat ne kadar başarılı yapılsa da hasta günlük yaşantısında çok büyük zorluklar yaşayacaktır.
Hastann tedavisinin fizik tedavi ajanları kullanılarak yapıldığı modern tıp dalına fizik tedavi veya fizyoterapi denir. Bu fizik tedavi ajanları içinde sıcak, soğuk, ışık, ses, elektrik akımları ve egzersizler yer alır. BAZI FİZİK TEDAVİ UYGULAMALARI ; TENS, hot pack, cold pack, vakum, ultrasound, infraruj, enterfaransiyel akım, galvanic akım. BAZI EGZERSİZ UYGULAMALARI ; Denge – koordinasyon egzersizleri Germe egzersizleri Güçlendirme egzersizleri
Bir hastane veya fizik tedavi merkezinde tedavi olmanın 2 yolu vardır. Birincisi yatarak tedavi, ikincisi ayaktan tedavidir. Yürümede veya hastaneye ulaşmada sıkıntı yaşamıyorsanız size tavsiye edilen fizik tedavi şekli ayaktan tedavi olacaktır. Böylece hasta hem günlük yaşantısına kısmen de olsa devam etmiş olur, hemde psikolojik açından kendini daha iyi hisseder. Yürümede veya hastaneye ulaşmada sıkıntı yaşıyorsanız ya yatılı bir hastanede yatarak fizik tedavi olmalı ya da evinizde fizik tedavi olmalısınız. Size uygulanacak fizik tedavi programı hastalığınıza ve muayene bulgularınıza göre şekillenecektir. Bazı hastalarda daha çok cihaz tedavisi ön plana çıkarken, bazı hastalarda egzersizler daha ön plandadır.
Evde yapılan fizik tedavinin, bir hastane veya fizik tedavi merkezinde yapılan fizik tedaviye göre bazı farklılıkları vardır. Bunların bazıları avantaj bazıları da dezavantaj olarak değerlendirilebilir. Eğer hastanın fizik tedavi programı cihaz ağırlıklı ve yürümekte sıkıntı yaşamıyorsa, hastane veya fizik tedavi merkezi bu tür hastalar için daha uygundur. Hasta yürümekte zorlanıyor veya hastaneye ulaşmakta zorluk yaşıyorsa, bu hasta ya yataklı bir hastanede yatarak fizik tedavi görmeli ya da evde tedavi görmelidir.
Üniversitelerin 4 yıllık fizik tedavi ve rehabilitasyon bölümlerinden mezun, fizik tedavi alanında, hastanın değerlendirilmesi,gerek sıcak, soğuk, elektrik akımı gibi, gerekse egzersiz gibi ilgili branşın tüm gerekliliklerini yerine getirebilen, lisans mezunu sağlık personeline fizyoterapist denir.
Hemipleji yani inme hastalığı, damar tıkanıklığı, yüksek tansiyon veya pıhtı atma gibi sebeplerden dolayı beynin bir bölümünde oluşan hasar sonucu vücudun sağ veya sol tarafında oluşan hareket kaybıdır. Bu hastalıkta ana problem ortadan kaldırılıp durum stabil hale geldikten sonra en önemli şey iyi bir fizik tedavi sürecidir. Profesyonel kişiler yani fizyoterapistler tarafından uygulanan fizik tedavi, özellikle nörolojik iyileşmenin en yüksek seviyede olduğu ilk yılda , gerek oluşabilecek kireçlenmeleri ve kas zayıflamalarını engelleyecek, gerekse nörolojik iyileşmeyi fazlasıyla olumlu yönde etkileyecektir. Fizik tedavisi birebir egzersiz ağırlıklı olan inme hastalığının tedavisi gerek görüldüğünde elektrik akimlariyla desteklenebilir. Ama her zaman hastayla yapılan aktif veya aktif yardımlı egzersizler inme hastalığının fizik tedavisinin temelini oluşturur. Bu yüzden hastanın fizyoterapisti anlayabilmesi algılayabilmesi ve iyi iletişim halinde olması çok önemlidir. Çalıştığı kişinin fizyoterapist olduğunu bilen bir hasta fizik tedaviye daha fazla katkı sağlar. Evden birinin bu egzersizleri yaptırması yanlış yapılma sonucu hastaya zarar verebileceğinden önerilmez. Egzersizler doğru yapılsa bile hasta karşısındakinin profesyonel bir sağlık personeli yani fizyoterapist olmadığını bildiğinden tedavi verimi düşer. Unutmayın ki "mum dibini aydınlatmaz"
Aşağıda fizik tedavide en sık karşılaştığımız hastalıklardan inme hastalığıyla ilgili klinik tecrübelerimizi aktaracağız. -En başta söylememiz gereken şey sabırlı ve gayretli olmanız gerektiğidir. Bu sabrı ve gayreti gösteren hastalar, sonunda muhakkak emeklerinin karşılıklarını alacaklardır. -Hastanın fizik tedaviye katılımı çok önemlidir. Fizik tedavinin baş rol oyuncusu her zaman hastadır. Fizyoterapist hastaya doğru yolu gösterir, o yoldan gidip gitmemek hastanın elindedir. -Fizik tedavide cesur olmak iyidir ama tedbiri de elden bırakmamak gerekir. Mesela yürümek için istekli olmak cesaretli olmak doğrudur ancak ilk zamanlarda tek başına uygulanmamalıdır. -Fizik tedavide çıtayı yüksek tutmak doğrudur ancak hedefe ilerlerken ne kadar yol katettiğinizi unutmamalı, moral ve motivasyonunuzu en üst seviyede tutmalısınız.
Eklem protezleri, romatizmal hastalıklar, kireçlenme yani artroz, kıkırdak dejenerasyonu sonucu veya parçalı kırık gibi diğer yöntemlerle iyileşme sağlanamayacağı durumlarda herhangi bir eklemde oluşacak hareket ve fonksiyon kaybını gidermek için cerrahi müdahaleyle o eklemin yapay bir eklemle değiştirilmesidir. Bu müdahalenin en önemli avantajı, diz, kalça gibi eklemlere uygulandığında hastanın ameliyatın hemen ertesi günü bir fizyoterapist eşliğinde fizik tedavisine başlanabilmesi ve ayağa kaldırılabilmesidir. Dezavantajı ise uygulanan protezin 15-20 yıl gibi bir ömrünün olması, bu süre dolduktan sonra ameliyatın tekrar yapılmak zorunda kalınmasıdır. Hastalar düzenli bir şekilde fizik tedaviye devam etmeleri halinde 15-20 seans sonra günlük yaşantılarına geri döner 30-40 seans sonrada neredeyse ameliyat olduklarını unutacak kadar iyi olurlar. Yapılan ameliyat ortopedik ameliyatlar arasında yadsınamayacak kadar ciddi bir ameliyattır. Dolayısıyla fizik tedavisi de malesef çok kolay değildir. Hareket kısıtlılıklarına yönelik germe egzersizleri ve bölgedeki kasların gücünü artırmaya yönelik güçlendirme egzersizleri fizik tedavinin temelini oluşturur. Buna ek olarak buz, ultrason ve bir takım elektrik akımları ile fizik tedavi programı şekillendirilir.
-Germe egzersizleri esnasında hasta biraz acı duyar. Acıyor diye bu egzersizi yapmak ya da yaptırmak istemeyen hastaların ameliyatları her ne kadar başarılı geçse de fizik tedavileri eksik yapıldığında sonuç çok tatmin edici olmayacaktır -Güçlendirme egzersizleri yorucudur ancak proteze binen yükü azaltmak için kaslarınızı güçlendirmeniz şarttır. Unutmayın ki lokma bile çiğnenmeden yutulmaz. -Gerek fizik tedavi egzersizleri esnasında gerekse ayağa kalktığınızda tedirginlik, korku duymanız normaldir. Ancak bu tedirginlik ve korkularınız sizi fizik tedavi uygulamalarından veya ayağa kalkmaktan alıkoymamalıdır. Sadece temkinli davranmaya yöneltmelidir. -Fizik tedaviyi ertelemek iyileşme sürenizi uzatmaya, fizik tedaviyi zorlaştırmaya ve tedavi veriminizi düşürmeye sebep olacağından, en erken süreçte, mümkünse hastaneden taburcu olur olmaz fizik tedaviye başlanmalıdır. -Egzersizler mutlaka bir fizyoterapist tarafından yaptırılmalıdır. Uzman olmayan kişiler tarafından yapılan egzersizler, hastanın tekrar ameliyat olmasına bile neden olabilir. Mesela kalça protez ameliyatı olmuş bir hastanın kalça eklemine internal rotasyon veya hiper adduksiyon denilen hareketler yaptırılırsa, protez yuvadan çıkabilir ve revizyon ameliyatı gerekliliği ortaya çıkabilir.
1- Ameliyatın ertesi gününden itibaren hiç vakit kaybetmeden fizik tedavi , egzersiz ve yürüyüşlere başlanmalı 2- Özellikle fizik tedavi ve egzersiz sonraları olmak üzere günde en az 3 kez 15 er dk buz uygulanmalı 3- İstirahat esnasında ayak rahat etsin diye kesinlikle dizin altına yastık vb. şeyler konmamalı diz mümkün olduğunca düz tutulmalı 4- Diz protez ameliyatlarından sonra beklenen dizin bükülme açısı yaklaşık 110 derecedir. Daha fazla açıda dizin kullanılması protezin ömrünü kısaltacaktır. Bu sebepten namaz kılarken sandalye kullanılmalı, çok alçak yerlere oturulmamalı ve yere çömelinmemelidir. 5- Egzersizlerin şiddetini, ağri düzeyini ayarlamak, fizik tedavi uygulamak bu işin eğitimini almayan insanlar tarafindan yapılamayabilir. Bu gibi durumlarda bir fizyoterapistten yardım alınmalıdır. 6- Hasta kademeli bir şekilde yardımcı cihazlardan (yürüteç, koltuk değneği vb.) uzaklaştırılmalı, bağımsızlığı artırılmalıdır.
Ekleme yakın kırıklarda bir çok zaman alçı-atel gibi yönlemlerle kaynama sağlanamaz. Bu yüzden o bölgeye cerrahi müdahaleyle deri üstünden (external) ya da deri altından (internal) fiksatörler, sabitleyiciler konur. Her iki durumda da fiksatörler ortalama 4-6 hafta kadar yani kırık kaynayana kadar zorlanmamalıdır. Bu zorlanma hastanın bu süre zarfında hiç bir şey yapmaması anlamına gelmemektedir. Hastalar ortopedistlerinin yönlendirmeleri doğrultusunda en erken dönemde fizik tedaviye başlamalıdırlar. Fizik tedavide kontrollü yapılan eklem hareket açıklığını korumaya ve güç kaybını önlemeye yönelik egzersizler, sıcak-soğuk uygulamalar ve elektrik akımları uygulanır. Eğer kırık kalça eklemi gibi vücudun ağırlığını taşıyan bir eklemdeyse, 6 haftadan önce hasta ayağa kaldırılmaz. Vaktinden önce hasta ayağa kaldırılırsa kırık deplase olabilir yani kayabilir ve yeniden cerrahi müdahale gerekebilir.
-Ortopedistinizin belirttiği tarihte vakit kaybetmeden fizik tedaviye başlayın. Erken dönem yapılan fizik tedavi zararlı olabileceği gibi geç başlanan fizik tedavi de iyileşmenizi geciktirir ve zorlaştırır. -Fizik tedavide hem cesur hem de temkinli olun. Haddinden fazla cesur olursanız kendinize zarar verirsiniz. Fazla temkinli olursanız da iyileşme anlamında ilerleme sağlayamazsınız. -Fizik tedavi esnasında acı duymanız hoş birşey değil ama bu malesef gerekli. Çünkü hareket kısıtlılığınız ancak bu şekilde açılacaktır. -Fizik tedavi mutlaka bir profesyonel sağlık elemanı olan fizyoterapist tarafından yapılmalıdır. Eğitimsiz biri tarafından yapılan fizik tedavi size faydadan çok zarar verecektir. Fizyoterapistiniz size kendi başınıza yapacağınız egzersizler hakkında eğitim verecektir.
Protez mi platin mi? Genelde ekleme yakın parçalı kırık durumlarında kırığı ameliyatsız fikse etmek zordur. Hastaların bir çoğu cerrahi müdahaleye maruz kalır. Bu müdahale genellikle 2 şekilde olur. Protez veya platin. Peki bu cerrahi müdale ne şekilde yapılmalıdır? Buna karar vermek için belli başlı kriterler vardır.Bunlardan başlıcaları şunlardır; - Hastanın yaşı - Kırığın yeri ve şekli - Hastanın diğer metabolik hastalıkları - Hastanın fizik tedaviye ve yürüyüşlere başlama süresi Mesela hasta anestezi altında çok uzun süre dayanamayacak yaşta veya başka hastalıklara sahipse hastaya proteze göre 3 kat daha kısa süren platin ameliyatı yapılır. Ancak kırık platinle fikse edilemeyecek kadar ekleme yakınsa o zaman protez ameliyatı kaçınılmazdır. Hastanın yaşı genç ise protezler yaklaşık 20 yıl kadar bir ömre sahip olduklarından hastaya platin uygulaması yapılır. İki ameliyatın arasındaki farklar başlıca şunlardır - Protezin 20 yıl kadar ömrü vardır. Platin ömür boyu vücutta kalabilir - Platinin ameliyatı yaklaşık 1-2 saattir Protez ameliyatları 3 ila 5 saat sürerler - Protez ameliyatından sonra hasta hemen ayağa kaldırılır. Platin ameliyatından sonra yaklaşık 6 hafta ayağa yük verilmez Ne olursa olsun şu asla unutulmamalıdır. Hastanın farklı problemlerle karşılaşıp, kırık iyileşmesine rağmen hareketlerinde ve günlük yaşantısında kalıcı problemler yaşamak istemiyorsanız, ameliyattan sonra en geç 1 hafta içinde eğitimli biri tarafından fizik tedaviye başlanmalıdır
Omurganın sağa ya da sola doğru eğilmesi ve omurların kendi etrafında dönmesi olarak tanımlanan skolyoz hastalığı dikkate alınması gereken ortopedik bir hastalıktır. Skolyozun tedavisinde dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, skolyozun yönü ve açısıdır.Skolyozun açısı tedavi şeklini , yönü ise egzersizlerin şeklini belirler. 0 ila 20 derece arası açılardaki skolyoz da egzersiz tedavisi, 20 ila 40 derece arasındakiler egzersiz ve korseleme, 40 derece ve üzerindeki hastalarda da prognoz da kötüyse yani yapılan egzersiz ve korselemeye bağlı açı artış gösteriyorsa cerrahi müdahale önerilir. Skolyozda korseleme hasta açısından, günlük yaşantıyı çok fazla olumsuz etkilediğinden, son dönemde korseleme yerine bantlama tekniği daha ön plana çıkmıştır. Yine son dönemlerde yapılan cerrahi müdahaleler, eskiden çok korkulan skolyoz ameliyatlarını çok daha basite indirgemiştir.Skolyozun fizik tedavisinde ağrı ve kas spazmını azaltacak fizik tedavi modalitelerinin yanında egzersizler de çok önemli bir yer tutar.Yapılması gereken egzersizler hasta tarafından çok iyi benimsenmeli ve günlük yaşam aktivitesi haline getirilmelidir. Hatta mümkünse yüzme gibi bir sporla desteklenmelidir. Skolyoz önlem alınmadığı taktirde, yaşam kalitesini olumsuz etkileyen görsel problemler ve ağrıların yanında, hareket kısıtlılıkları ve solunum yetmezliklerine kadar gidebilen komplikasyonlara sebep olabilir. Skolyozun fizik tedavisinde sıcak, ultrasound, vakum, TENS gibi elektroterapi modaliteleri ağrı ve spazma yönelik çok etkilidir. Fakat bu uygulamalar omurga eğriliğini düzeltmez. Ağrı ve spazmı azaltarak veya oluşmasını önleyerek egzersizlerin daha verimli yapılmasına olanak sağlar. Skolyozun fizik tedavisinin temelinde skolyozun yönüne göre yapılan germe ve güçlendirme egzersizleri yer alır.
Donuk omuz, omuz ekleminde ağrı ve ileri derece eklem hareket kısıtlılığı ile karakterize ortopedik bir hastalıktır. Kabaca 3 evreye ayrılır. 1- Ağrı dönemi (ağrı var, hareket kısıtlılığı yok) 2-Donma dönemi (ağrı var, hareket kısıtlılığı var) 3-Çözünme dönemi (ağrı azalır, hareket kısıtlılığı azalır) Donuk omuz herhangi bir travmaya bağlı oluşabileceği gibi, şeker hastalığına bağlı da ortaya çıkabilir.Donuk omuzun fizik tedavisinde; sıcak,soğuk uygulamalar, elektroterapi uygulamaları en önemlisi germe egzersizleri gibi tedaviler uygulanır.Bazı durumlarda omuz eklemi içine enjeksiyon uygulamaları ya da anestezi altında manuplasyon uygulamarı yapılabilir.
Parkinson ya da bir diğer adıyla titrek felç, vücut hareketlerini kontrol eden beyin bölgeleri arasında mesajlar ileten bir kimyasal olan dopamin maddesini üreten hücrelerin kaybıyla ortaya çıkan nörolojik bir hastalıktır. Bu maddenin eksikliğinde vücut hareketlerindeki koordinasyon sağlanamaz yani hasta kaslarına hakim olamaz. Buna bağlı hastalık yürümede güçlükler, küçük adımlar atma, denge kayıpları görülür. Hastalık ilerledikçe hasta artık günlük yaşantısını bağımsız yapamayacak hale gelir. Parkinsonun tam olarak sebebi bilinmemekle beraber, kafaya alınan travmalar dopamin üreten hücrelere zarar verebileceğinden, boksörlük gibi meslekler ya da kafa travmaları hastalığın sebepleri olarak gösterilebilir. Parkinsonun tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar vardır. Buna ilave olarak fizik tedavi hastalığın ilerlemesini durdurmakta ve belli oranda iyileşmeye yardımcı olmaktadır. Çok ilerlemiş vakalarda beyne yerleştirilen bir pil yardımıyla dopamin salgılanması sağlanabilir.
-Parkinson hastalığının fizik tedavisinde güçlendirme egzersizlerinden ziyade denge ve koordinasyon egzersizleri daha etkilidir. Çok tekrarlı ve kolaydan zora doğru yapılan koordinasyon egzersizleri hastaya günlük yaşantısında çok fayda sağlar. -Fizik tedavi programında olmazsa olmazlardan biri de yürüme eğitimidir. Fizyoterapist eşliğinde yapılan yan yürüme, çapraz yürüme, asker yürüyüşü gibi çalışmalar, hastanın yürüyüşüne doğru ağırlık aktarmasına ve dengesine çok faydalı olurlar. -Fizik tedavi hastaları içinde gerek hastanın gerek ailenin gerekse fizyoterapistinbelkide en fazla sabır göstermesi gereken hastalık parkinsondur. Hasta bazen en basit egzersizi bile yapamaz. Birçok zaman buna hastada ailede anlam veremez. -Bazı aileler hastayı koruma içgüdüsüyle, hastalarını tamamen hareketsizliğe iterler.Bu doğru bir davranış değildir. Çünkü hareketsizlik beraberinde başka problemler getirir. Bu da zaten zor bir hastalık olan parkinsonun belirtilerini daha da artırır.